...HUZUR YOLU....................................................HUZUR ve SEVGİ...

Çarşamba, Mart 19, 2008 - SEN YOKTUN SULTANIM

Kategori: siir

  

SEN YOKTUN SULTANIM

Sen yoktun sultanım
Hz Âdem'deydi nurun
Önce cenneti,
Sonra yeryüzünü şereflendirdin.
Âdem nuruna affedildi
Arafat bu affa şâhitti

Sen yoktun
Nuh'un gemisindeydi nurun...
Dalgalar yeryüzünü boğarken
Toprağın bağrındaki su
Gökyüzüyle buluşurken
Ve bu bir ilahi azap derken,
ALLAH nurunu taşıdı binbir sebeple
Tûfan, nurunu selamladı edeple...

Sen yoktun...
Hz.İsmail'in alnındaydı nurun
İbrahimî bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden
"RABBİMİZ" dedi,
"onlara kendi içlerinden
Senin ayetlerini okuyacak
Kitap ve hikmeti öğretecek onlara,
Onları temizleyecek bir elçi gönder,
Amin dedi on sekiz bin âlem
Nurunla aydınlanan minicik ellerini semaya kaldırarak
Amin dedi ismail.
Hira nur dağı amin diyerek ayağa kalktı
Medine'den adı uhud olan bir amin yankılandı sevr dağında.

Sen yoktun...
Hz.isa "Ahmed" diye muştuladı seni
Alemlerin efendisi diye sana seslendi.
Artık ben sizinle çok söyleşmem, dedi havarilerine..
Çünkü bu âlemin reisi geliyor...
Bekleyin ahmed geliyor.
Kainata rahmet geliyor.
Havarilerin yüzünü okşayan,
Ölüleri dirilten bir nefes oldun
Ama sen yoktun...


Sen yoktun sultânım,
Hz. Abdullah'ın alnındaydı nurun
Başı eğik gezerdi mazlum
Kuteyle göklerden seni sorardı
Varaka seni arardı semada
Anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler.
Ağlayarak süslediler ölüme...
Ağlayarak hadi dayına gidiyorsun dediler.
Sen yokken,
Canlı canlı toprağa gömülmenin adıydı dayıya gitmek.
Anne yüreğinin çıldırtan çaresizliğiydi.
Ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi...
En son çocuk atılırken çukura
Annesinin suretinde bir melek tuttu onu
Ve tebessüm ederek hira nur dağını gösterdi.
Melekler süslüyordu hirâyı.
Efendisine hazırlanıyordu cebel-i nur,
Efendisine hazırlanıyordu mekke.
Âlem efendisine hazırlanıyordu
Kainatın gözü hz. aminedeydi.
Toprak yalvarıyordu rabbine,
Gel diye ağlıyordu mazlumlar, gözleri semada


Ve bir gelişin vardı YA RASULALLAH
Bir inişin vardı yer yüzüne...
Önünde cebrail!
Ardında yalın kılıç melekler!
Bir inişin vardı yer yüzüne...
Yetimler en huzurlu geceyi geçirdi belki de
Öksüzler annelerine sarıldı doya doya.

Sonra bir sessizlik kapladı seher vaktini.
Her şey sus pus olmuştu.
Hadi diyordu yıldızlar, hadi diyordu ay!
Kainat bir isim duymak istiyordu.
Ve bir ses yükseldi Âmine'nin evinden;
MUHAMMED
Karanlıklar aydınlığa bıraktı yerini.
MUHAMMED
Melekler öptü o nurdan ellerini.
MUHAMMED
Seni yaratan allah'a kurbânız ey dürri yekta!
Sana o adı verenRAHMANa kurbanız


Artık sen vardın
Susuz topraklara rahmet indi seninle
Annenden sonra anne halime sevindi seninle
Yağmura mı ihtiyaç var?
Kaldır şehadet parmağını,
Yağmurları salsın ALLAH
Sonra tut ağacın yaprağını,
Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün ALLAH.
Yeterki sen iste,
Sen iste YA RASULALLAH
Deki ben kimim?
Dağlar, taşlar dile gelsin,
Dilsiz çocuklar ellerinden tutup,
Ente RASULALLAH desin.

Sen vardın
Bedir kârdı,
Uhut dardı
Hendek yârdı.
Yiğitlerin vardı.
Ölmek için yarışan yiğitlerin...


Hele bir enesin vardı senin.
Uhut'ta öldüğünü duyunca arkadaşlarına,
Niye burada oturuyorsunuz diye sormuştu.
Onlar da
"ALLAH'IN RESULU öldürülmüş deyince
arkadaşlarına dönüp
" peki o öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız?
Kalkın ve o'nun gibi ölün! demişti.
Ve savaşın en yoğun olduğu yerde şehit düşmüştü.
Hem de ne şehit ey nebi!
Vücudu yaralardan tanınmaz haldeydi.
Kız kardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu...

Musab bin umeyr'in vardı senin.
Uhut'ta sancağını taşıyan.
Öyle bir aşkla sana bağlıydı ki
ALLAH o gün melekleri musab'ın suretinde indirdi.

Ebu hureyren vardı...
Acıkınca mescidin önünde durur sana bakardı.
Sen anlardın,
Ya ebâhir gel! derdin.


Ve sen gittin...
Bir gidişle gittin
Ardında hüznün kaldı.
Hasretin kaldı göklerde.
Bilal ezan okuyamaz oldu
Ne zaman teşebbüs etse
MUHAMMED RESULALLAH demeye
Dizleri üstüne çöker, kendinden geçerdi.

Sonra günler ay,
Aylar yıl oldu.
Ve asırlar oldu
Sensizliğe açtık gözlerimizi.
Ama sen bırakmazsın bizi.
Sen varsın ey şehitlerin sultanı
Sen varsın!
Bir şehit bile ölmezken
Sana nasıl yok deriz.
Ebutalip şama giderken devesinin önüne geçip
Beni burda kime bırakıp gidiyorsun demiştin.
Ne anam var ne babam...
Ebutalip bırakmamıştı bu yüzden .


Sensizliğin ızdırabıyla inleyen ümmetini kime bırakıp gidiyorsun ya
RASÜLALLAH
Bırakma bizi ki; ALLAH
Sen onların içindeyken onlara azab edecek değiliz buyuruyor.
Bırakma bizi!
Hayatı seninle öğretti RAHMAN
Kulluğu seninle tanıdık.
Duayı senden öğrendik sevgili!
Hz ömer umre için senden izin isteyince,
"kardeşcik" dedin ona,
Kardeşcik, duanda bana da yer ayırır mısın?
Bizler ömer değiliz ama
Bütün dualarımız senin için

Ey RABBİMİZ
RASÜLÜNÜ anışımızdan haberdar et!
O'na binler salat, binler selam!
Habibine makam-ı mahmut'u ver
O'na vesileyi lutfet.
O'nu refik-i Âlâya yükselt
Bizi de affet
O'nun hatrına affet
Zatının hatrına affet.
ne olur affet bizi
bizi affet...
(amin)

DURSUN ALİ ERZİNCANLI

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Hadi sende yaz!

<- GERİ :: İLERİ ->

HAKKIMDA

HUZUR YOLU, SEVGİ VE DOSTLUKTA BULUŞANLARIN YOLU...

YAZILARIM

YAŞAYINCA ANLADIM
Başlıksız
GİDİYORUM...
AYAZDA İKİ YÜREK
ÖYLE BİR HAYAT YAŞIYORUM Kİ...
mevlana çiçeği
gemi resim
ramses kadın rsm
mavi çiçek klbk rsm
mavi kadın rsm
hurafe
halkın tepkisi
GİTGİDE ALIŞIYORUM SANA
GİTME SÖZÜNÜN FISILTISINDA
SEN BİR MELEKSİN
HERŞEYİMSİN..
resim
türk olmak
ne ekersen
doğan cüceloğlu

BAĞLANTILAR


Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

KATEGORİLER





HUZUR YOLCULARI

ballon
melekzeyno
aaysen
nazaro
dolunayayazi
1demethuzun
sonsuzruh
durusevdam
meleksoylu
okyonusmelegi
zeynaa
sessizcigliklarim
bendesaklisin
benduras
aytenceee
ecininyenidunyasi
bülent karataş
bendekalsin
huzunbazz
asklavarolanhersey